top of page

Autism Spectrum Disorder

Public·22 members

Kara Yol Oguzhan Caglayan



Soruşturmalar Eylül 2012 ve Şubat 2013'teki bir dizi ihbarla başlamıştır. 17 Aralık 2013 günü Cumhuriyet Savcısı Celal Kara'nın gözaltı talimatları ve ilgili mahkemelerin arama kararlarının yerine getirilmesi ile kamuoyu tarafından duyulmuştur. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ve Mali Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen soruşturmada aralarında iş adamları, bürokratlar, banka müdürü, çeşitli düzeyde kamu görevlileri ve 61. Türkiye Hükûmeti kabine üyesi dört bakan ile üç bakan çocuğunun olduğu kişiler hakkında "rüşvet, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma ve kaçakçılık" suçlarını işledikleri iddiası yer almıştır. 16 Ocak 2014 tarihli Hakimler ve Savcılar Kurulu kararı ile soruşturmayı başlatan Cumhuriyet Savcısı Celal Kara'nın görev yeri değiştirilmiş, soruşturma diğer savcılar tarafından yürütülmüştür.




Kara Yol Oguzhan Caglayan



Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, soruşturmayı yürüten yargı ve emniyet mensuplarının Gülen Hareketi tarafından yönetildiğini ve "paralel devlet" yapılanmasında yer aldığı iddia etti. Soruşturmaların ardından Egemen Bağış Avrupa Birliği Bakanlığı görevinden alındı İçişleri Bakanı Muammer Güler, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar bakanlık görevlerinden istifa ettiler; Bayraktar ayrıca milletvekilliğinden de istifa etti. 5 Ocak 2015'te TBMM'de yapılan oylamada eski bakanların Yüce Divan'a gönderilmemesine karar verildi.


25 Mayıs 2016 tarihinde CHP İstanbul milletvekili İlhan Cihaner, ABD'deki iddianameyi gerekçe göstererek 17 Aralık soruşturmasındaki takipsizlik kararının kaldırılmasını ve yeni bir soruşturma açılmasını talep ederek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu.[51]


1999 yılının Nisan ayının son günlerinde gazeteler "telekulak çetesi" haberlerinden geçilmiyordu. Bu haberlere göre, Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün 8. katından Çankaya Köşkü, Genelkurmay, Başbakanlık, bakanlıklar, siyasi partilerin genel merkezleri, politikacılar, gazeteciler dinleniyordu. Haberlere göre "8. Kat Çetesi"nin başında Ankara Emniyet Müdürü Cevdet Saral ile istihbarattan sorumlu Müdür Yardımcısı Osman Ak bulunuyordu.


Bir yandan paralel yapının hükümete yönelik darbe girişimi önlenirken, diğer yandan da yargı ve emniyet içerisindeki yapılanmasına karşı önlemler alınmaya başlandı. Bu operasyon sonrası sözde cemaat mensupları tarafından devlet içindeki kadrolaşmasının tehlikesi de anlaşıldı. Hükümet, Gülencilerin yargı içerisindeki örgütlenmesi karşısında, 29 Ocak 2014'te soruşturma savcısı Celal Kara, 11 Şubat 2014 tarihli HSYK kararnamesi ile de, soruşturma iznini veren İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Zekeriya Öz'ün aralarında bulunduğu 166 hâkim ve savcının görev yerini değiştirdi. Emniyette yapılan operasyon çerçevesinde ise aralarında paralel yapıya mensup olan Yakup Saygılı, Kazım Aksoy, İbrahim Şener, Mustafa Demirhan, Arif İbiş ve Mahir Çakalı görevden alındı. Kısa süre sonra ise İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın merkeze alındı. Emniyet içerisinde kadrolaşan paralel yapıya mensup bini aşkın polisin de görev yerleri değiştirildi.


Balyoz, KCK, İnternet Andıcı ve Şike gibi davaların devam ettiği süreçte paralel yapıya ait medya organları etkin bir rol üstlendi. Davalara konu olan iddiaları gazete ve TV kanallarında çarpıcı detaylarla gündeme getiren paralel yapının medyası davaların gidişatını da etkiledi. Paralel yapının devlete sızmış olan mensuplarının başlattığı operasyonun medya ayağını oluşturan bu gazete ve dergiler, 17-25 Aralık ve sonrası süreçte yoğun propaganda faaliyeti yürüttü. Devletin MGK kararı ile bu yapıyı terör örgütü olarak kabul etmesi ile birlikte bu medya kurumlarına karşı da etkili önlemler alındı.


27 Haziran 2018 tarihli ikinci duruşmada, ilk duruşmada hazır edilmeyen pedagog eşliğinde olaydan yaralı olarak kurtulan çocukların tanıklıklarına başvuruldu. 8 Kasım 2018 tarihli duruşmada, olay gününe ait telsiz kayıtları dosyaya girdi. Kayıtlara göre müdahale gerekçesi olarak sunulan ihbarın asılsız olduğu olaydan önce sanık polislerce biliniyordu. Duruşmada tanık olarak dinlenen polis memurları emniyette alınan ifadeleriyle çelişen beyanlarda bulundu. 14 Mart 2019 tarihli duruşmada katılan vekillerinin talebiyle olay yerinde keşif yapılmasına karar verildi. 27 Haziran 2019 tarihli 5. duruşmada, mahkeme başkanı değişti. Duruşma arası olay mahalinde keşif yapılmış, ancak bilirkişi raporu mahkemeye henüz ulaşmadığı için duruşmada bir gelişme yaşanmadı. 041b061a72


About

Welcome to the group! You can connect with other members, ge...
bottom of page